Ali Sami Yen Günlüklerim
27 Ağustos 2012 Pazartesi
2. Hafta Beşiktaş - Galatasaray
BJK için tek diyeceğim iyi bir kadro kurmuşlar. İnönün de oynayacakları maçlarda BÜYÜK takımlara sorun çıkarabilecek bir takım.
Galatasaray'da ise konsantrasyon eksikliği, rehavet veya hala sezona hazır olamama gibi sorunlara sahipler. Melo'nun durumu ciddi anlamda büyük bir sorun. Ne kadar çabuk hazırlanırsa orta saha da o kadar çabuk toparlar.
En çok umut veren takımın erken puan kaybedişi, umarım sorunlar iyice belli olmuştur ve ona göre çözüm üretilir.
Keşke bu pozisyona dışarı da deseydin de faul verseydin. Çaksaydı oradan yine Selçuk ...
20 Ağustos 2012 Pazartesi
#BugungunlerdenGalatasaray - 1.Hafta Galatasaray - Kasımpaşaspor
İnandık Biz Sizlere
Cimbom Yüzümüzü Güldür Bu Sene
Şampiyonluk Şarkısı Düşmesin Dillerden Tribünlerde
Haykırıyoruz Yine
Tek bir dileğimiz var Cimbombomum
Şampiyon Ol
Cimbom Yüzümüzü Güldür Bu Sene
Şampiyonluk Şarkısı Düşmesin Dillerden Tribünlerde
Haykırıyoruz Yine
Tek bir dileğimiz var Cimbombomum
Şampiyon Ol
14 Ağustos 2012 Salı
# 8 - Selçuk İnan
Adını bilmediğim bir futbol takımı. Sadece tahminim fotoğraftaki çocuğun memleketi olan Hatay'a yakın bir yer diye tahmin ediyorum, oranın yerek bir kulübü olsa gerek.
Sonra o çocuk üzerinden dökülen Çanakkale forması ile bu fotoğrafta. Yüzünde bir gülümseme sanırım yeni geldiği kulübünde ilk günleri. Yetenekleri ile kendini burada da belli eder.
Sonra Manisa yolunu tutar. Manisaspor'da oynarken bir Galatasaray maçında frikik olur. Mondragon'a friki konularında güvenim sonsuzdur. Kadıköy'de ne kadar da şansı tutmasa da Rapaiç'in frikiğini 90 dan çıkarmasını unutamam ama bu genç adam Mondragon'a kariyerinde yiyeceği 2. frikik golünü atar. 1. ise bkz David Beckham.
Genç adam daha sonra amacı olan takımlarda oynama şansına erişir. İlk durağı Trabzonspor'dur. Ciddi anlamda Trabzonspor orta sahasını üst levela taşımıştır. Bir vakte kadar Trabzon'da durabilir kendisi çünkü hedefleri büyüktür.
Geçen senenin başında geldi Galatasarayımıza. Takım kendisi gelmeden önceki sezonu 8. bitirmiş, geldiği takım şampiyonlar liginde ön eleme oynama şansına sahip ama kendisi Galatasaray'ı seçti. Hemde öyle bir zamanda geldi ki, orta sahada oynayan oyuncu profilini altta ki fotoğraftan daha iyi hiçbirşey anlatamaz.
Orta saha oyuncusuna susamıştı bu takım. Frikikte paslaşmadan, direk şutla gol olur mu onu unutmuştuk hepimiz. Kendisi bize 5 adet friki golü izletti aşağıdaki gibi yeri geldi çıldırttı hatta.
Ne kadar daha oynar bu takımda bilemiyorum. Geldiğinde 5 senelik kontrat imzalamıştı ve ilk senesinde harikalar yaşattı bize. Çok uzak değil bence Real Madrid'e başka forma ile de gol atması.
İyi ki varsın Xelçuk
#8
Sonra o çocuk üzerinden dökülen Çanakkale forması ile bu fotoğrafta. Yüzünde bir gülümseme sanırım yeni geldiği kulübünde ilk günleri. Yetenekleri ile kendini burada da belli eder.
Sonra Manisa yolunu tutar. Manisaspor'da oynarken bir Galatasaray maçında frikik olur. Mondragon'a friki konularında güvenim sonsuzdur. Kadıköy'de ne kadar da şansı tutmasa da Rapaiç'in frikiğini 90 dan çıkarmasını unutamam ama bu genç adam Mondragon'a kariyerinde yiyeceği 2. frikik golünü atar. 1. ise bkz David Beckham.
Genç adam daha sonra amacı olan takımlarda oynama şansına erişir. İlk durağı Trabzonspor'dur. Ciddi anlamda Trabzonspor orta sahasını üst levela taşımıştır. Bir vakte kadar Trabzon'da durabilir kendisi çünkü hedefleri büyüktür.
Geçen senenin başında geldi Galatasarayımıza. Takım kendisi gelmeden önceki sezonu 8. bitirmiş, geldiği takım şampiyonlar liginde ön eleme oynama şansına sahip ama kendisi Galatasaray'ı seçti. Hemde öyle bir zamanda geldi ki, orta sahada oynayan oyuncu profilini altta ki fotoğraftan daha iyi hiçbirşey anlatamaz.
Orta saha oyuncusuna susamıştı bu takım. Frikikte paslaşmadan, direk şutla gol olur mu onu unutmuştuk hepimiz. Kendisi bize 5 adet friki golü izletti aşağıdaki gibi yeri geldi çıldırttı hatta.
İyi ki varsın Xelçuk
#8
13 Ağustos 2012 Pazartesi
Kupaysa Koy Sepete
Başlıkta da yazdığım gibi bu başlığı ilk duyduğumda Galatasaray UEFA Super Kupasını kazanmış yurda dönmüştü. Eskisi gibi her şey Galatasaray'da. Her taraftarda sürekli eski anılar canlanıyor bu aralar.
Dünkü maç ile ilgili konuşulacak o kadar çok şey var ki aslında. Teknik taktik konusunda çok iddialı değilim aslında. İzlediğim maçlarda kendi anladığımı anlatmak kafi geliyor bana.
Öncelikle stat seçiminden başlayalım. Erzurum yeni bir stat yapılmış ve iki büyük takım bu şehre gelmeyeli sanırım 10-11 yıl olmuştur. Rakım farkı, uzun sayılabilecek bir yol ve ilk defa oynayacakları bir stat. Organizasyon buraya kadar güzel bir seçimi hak ediyor. Sonrası hatta sonu ise tam bir felaketti. Platini'nin nostalji aşkı yüzünden sahadaki platform yerine futbolcuların şeref tribününde kupayı alması bana hep zul gelmiştir. Sıkışıklık içinde kupayı almaya gelen futbolcular, onlara dokunmaya çalışan insanlar, fotoğraf karesine girmeye çalışan ezikler kesinlikle kötü görüntü. Kupa alındıktan sonra ki kupa turu sağ olsunlar üstte ki fotoğrafı çeken arkadaşta sağ olsun futbolcular ile her yere koştular. Umarım bundan sonra daha düzenli işler bu sonlar.
Maç ile söyleyebileceğim ilk şey, hayatımda izlediğim en rahat Fenerbahçe maçı buydu. Sonunda galip geleceğimizden ilk dakikalarda emin olmuştum. Bunun ilk ışığı ise Bekir'in baskıyı görünce tekrar kalecisi Volkan'a oynayarak tehlike yaratan pozisyondu. Sonrasında önde baskı devam etti ve Fenerbahçe'nin orta saha defans bağlantısı son on yıldır bu kadar dökük gözükmemişti. Galatasaray ise bir o kadar bonkör gol kaçırıyordu. Volkan'ın sakatlanıp çıkması giren oyuncu Mert'in kötü defansına uyması sonuçta golü getirdi. Sonrasında yine beceriksizce kaçırılan ataklar saç baş yoldurdu. Engin ise maçın ortalarından sonra çığırından çıktı resmen. İlk yarı oyundan alınmadan Kuyt'a gereksiz yaptığı faulle ard arda üç pas yapamayan Fenerbahçe'ye gol şansı sundu. Bilmiyorum kabul ederler mi ama Fenerbahçe'nin Galatasaray üzerinde bariz bir şansı var. Umulmadık şekilde gol atabiliyor bu takım bize.
İkinci yarının da bir farkı yoktu açıkcası. Üstün bir Galatasaray ama bitirişi yapamayan, üç pası beceremeyen Fenerbahçe, sinirlerine hakim olamayan Engin Baytar, Maestro Xelçuk İnan, Edirne'den içeri girince kararlarından emin olamayan Cüneyt Çakır.
Bir derbi de böyle sonuca ulaştı. Değişen şeyler ise yenme alışkanlığından uzaklaşan Fenerbahçe ve kendine güveni gelen Galatasaray.
10 Ağustos 2012 Cuma
Ujfa Reyiz
Kaptan olmak takımla beraber sahaya ilk çıkmak, kale top seçmekten yada o bandı koluna takmaktan çok ama çok farklı şeylerdir. Ki sen bir kaptandan da daha fazlasısın bizim için.
Tomas Ujfalusi'nin kızı, 17 Temmuz'da doğmuştu. Ondan sonra Atletico'da 17'yi aldı.
Bugün Burak Yılmaz'ın twitterdan yazdıkları ise şunlar :
- Bugün idmandan sonra Ujfalusi bana "17 Numaralı formayı senin giymeni istiyorum" dedi , bana sarıldı. Çok duygulandım. Çok teşekkür ettim.
- Kendisi için "17"nin ne kadar önemli oldugunu biliyorum. Bu yüzden Kaptanın bu davranışı onun büyük karakterinin ve cömertliğinin işaretidir.
Keşke daha erken gelseydin bu takıma da uzun yıllar izleyebilseydik seni.
Etiketler:
17,
Burak Yılmaz,
Kaptan,
Tomas Ujfalusi
Şükür Kavuşturana
Opsiyonu kullanılacaktı, pazarlıktı, kardeşine kulüp bulunmasını istedi vs. o kadar çok şey söylendi ki şu adamdan bıkma seviyesine kadar gelmiştim. Hiçbir futbolcu kulüpten daha büyük değildir. Bu taraftar ne 10 numaralar gördü sonuçta, hatta bundan önce ki içimizden çıktığını düşündüğümüzden nasıl bıkmışsam her transfer haberi çıktığında takımdan uzak dursun istiyorum. Konudan uzaklaşmadan 2 aydır kendinden ne kadar soğuttuysa şu hali her şeyi eskisi gibi yapmaya yetti.
Yeniden Hoş geldin Pitbull. Seneye bakalım transfer döneminde neler olacak ?
Yeniden Hoş geldin Pitbull. Seneye bakalım transfer döneminde neler olacak ?
9 Ağustos 2012 Perşembe
Mutluluk
Yıllar sonra da bir maçtan bu kadar zevk alabilecek mi bilmiyorum ama babasinin ellerindeyken bayrağını sallayışı keşke o yaşta olsaydim dedirtti.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)













